PAYLAŞ

Ürdün gezimize Akabe’den başladık, İsrail gezimizi bitirip kara yolu ile Ürdün sınırından geçtik. Planımız gereği bizi bekleyen taxi ile 30jd ile Wadi Rum a geçtik (1jd=4,6 tl). Yarım saat süren hızlı bir taxi yolculuğundan sonra Wadi Rum girişinde bizi kamping’in sahibi Aoda (Black irish kamp) karşıladı kapkaranlık çölden geçerek kampa ulaştık. Kampta konaklama çadır diyebileceğimiz derme çatma… kulübelerden oluşuyor. Akşam yemeği servisini kum içerisinde çukurda pişirerek servis yaptılar. Çok özel bir şey değildi Fransız turistler çok fantastik buldular. Bizdeki kuyu kebabını veya tandırı bilmediklerinden olsa gerek.

Kamp ekim ayı olmasına rağmen inanılmaz soğuktu verdikleri battaniyelerde tamamen polyester olduğu için ısıtması söz konusu değildi. Yanımızda ne kadar kalın  giysi varsa hepsini üzerimize geçirdik. Sabah kalkış gün doğmadan olması gerekiyor. Bizde bu kurala uyarak erkenden kalktık, kampın hemen yanındaki kayalıklardan günü doğurduk. Kampın etrafı çok güvenli bir dolu tırmanış için uygun tepelerden oluşuyor hatta bir tanesi “küçük köprü” tüm turların durduğu bir durak. Turumuz sabah 8 gibi başladı, sizi 4×4 toyota veya benzeri araçlar ile alıyorlar, toplam 5 saat sürüyor. Wadi Rum’daki en önemli noktaları geziyorsunuz. Tavsiyemiz sabah erken turuna katılın ve kampta bir geceyi kendinize ayırarak fazladan kalın. Genelde insanlar bir gece kalıp tur biter bitmez ayrılıyor. Aslında kampta yalnız vakit geçirmek çevreyi keşfetmek çok daha heyecanlı. Turdan önce veya sonra bir extra gün mutlaka ayırın kendinize. Yanınızda kitap, güneş kremi, müzik bolca şal bulunsun. Güneş çok yakıcı aylardan Ekim olduğu halde.

Sabah erkenden üşüyerek başlayan turumuz saatler ilerledikçe dayanılmaz olmaya başladı. Başımıza ne varsa örtmeye çalıştık ama havada ayrı bir sıcak var en ufak gölge bile inanılmaz serin ve güzel geliyor.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here