PAYLAŞ

Bu sene Batı Antalya’da sezonu Likya yolunda yaptığımız ilk yürüyüşle açtık. Olimpos’ta Daphne House misafirleriyle birlikte kahvaltıdan sonra yola çıktık ve Adrasan içerisinden geçerek bir kaç kilometre ötedeki Karaöz köyüne vardık.

Burada bir not: çevrede yapılan baraj inşaatı dolayısıyla yollar bir hayli bozuk ve kamyonlar tehlike arz ediyor o yüzden sakin ve dikkatli sürüş yapmakta fayda var.

 

Karaöz sapağından içeri ilerlediğinizde düzgün fakat virajlı, kısa bir yol sizi mahallenin tam ortasına götürecek. Burada biraz etrafı dolaşabilir ya da yolunuza devam edebilirsiniz.

Karaöz mahallesinde deniz kıyısına geldikten sonra sola dönerek Gelidonya yoluna girmiş olacaksınız. Yürüyüş yapmayı sevenler, erken saatlerde gelerek mahalleden de yola koyulabilirler.

Mahalleden çıkıp bir kaç kilometre daha araçla ilerledikten sonra yol hafifçe bozulmaya başlıyor fakat kısa bir süre sonra Korsan koyunu göreceğiniz manzaralı bir cebe denk geliyorsunuz, buradan Korsan Koyu’nun güzel bir fotoğrafını çekebilirsiniz. Daha sonra Korsan Koyu’na doğru ilerliyoruz ve sağınızda kalacak ufak bir patika sizi cennet koylardan birine indiriyor.

Korsan Koyu’nda mutlaka denize girin özellikle bu aylarda kimsecikler yokken tadına doyulmuyor.

Koydan çıktık ve sağa dönerek yolumuza bir kaç kilometre daha devam ettik. Gelidonya burnuna yaklaştıkça araç yolu bir hayli kötüleşmeye başlıyor o nedenle arabayı en güvenli yerde park edip yol kenarına bırakabiliyorsunuz. Biz de arabamızı bıraktıktan sonra 6 kilometrelik yürüyüşümüze koyulduk.

Erken saatlerde gelmekte fayda var çünlü öğlen sıcağı gerçekten yorucu oluyor. Yürüyüş boyunca kırmızı beyaz taşları takip ederek hafif yukarı eğimli patikadan yaklaşık 50 dakika boyunca yürüyoruz. Yolun yarısında sola keskin bir dönüş karşınıza çıkacak, burası aynı zamanda mola vermek için de harika bir nokta çünkü sonraki aşamada çok dik bir patikadan yürüyüşü sonlandıracaksınız.

Moladan sonra daha dik olan son patikayı da bitirerek Taşlıkburnu Feneri’ne, Gelidonya burnunun tam ucuna varıyoruz. Manzara harika, hava müthiş ve o kadar çok çekilecek fotoğraf var ki… Yanımıza aldığımız suları ve meyveleri yorgunluğumuzu atmak için yer, içerken bizden önce oraya varmış olan turist grubuyla da hoş bir muhabbet ediyoruz.

Dönüş yolu, çıkışa göre daha kolay ve hızlı oluyor. Arabamıza bindikten sonra öğlen yemeği için Adrasan’a döndük. Köprü başı gözlemecisi, Adrasan’ın pazar yerinin hemen baş köşesinde, çok harika gözleme yapıyorlar ayrıca kendi yaptıkları leziz nar suyu ve keçiboynuzu pekmezi de harika. Burada da öğlen yemeğini yedikten sonra Olimpos’a, evimiz Daphne House’a geri dönüyoruz.

Herkese şimdiden iyi tatiller.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here