PAYLAŞ

Bilinmeyen Rota

 

Ben Tuğçe Makarnacı, 8-6 ofis hayatına veda edip 12 yaşımda Tibet’te 7 yıl’ı izlediğim andan itibaren hayalini kurmaya başladığım seyahate çıktım.

Neden seyahat ediyorum?

 

Öyle bir gecede kafam bozuldu yola çıktım gibi bir durum yok. Bendeki seyahat tutkusu daha ufakken başladı ince ince. 12 yaşında Tibette 7 yılı seyrettiğimde içim kıpırdandı ne güzel yerler keşke bende gitsem diye. Üniversite zamanı iyice coştum gitsem yapsam etsem diye ama hep bir bahanem oldu.

Ya param yoktu, ya pasaportum. Bahane işte, isteyince çok kolay yaratılıyor. Ama hep seyahat hayalim hakkında konuşuyordum. Yıllar boyunca anlattım durdum, çevremdeki herkes bilir. Sonra bir gün bir arkadaşım yazdı facebooktan, konuştuk biraz, seyahat ediyor musun keşke bir dünya seyahatine çıksam filan diye.. Neden hatırlamıyorum eski konuşmalaramıza dönüp baktım şöyle bir. 2 sene boyunca tek kelime bile etmemişiz ve bundan önceki konuşmamızda da aynı şeylerden bahsetmişim seyahat hayalimden. İşte o an farkettim ki sadece konuşuyorum ve tek bir adım bile atmıyorum. Kendimi sorgulamaya başladım. Aslında zaten kendimi ve çevremde olan biteni sorgulamaya başladığım bir dönemdi. Bu arada ofis hayatınında aslında pek bana göre olmadığını farkettim.

Sabah 8 akşam 6. Hadi o tamamda, birşeyler eksikti hep.

Kıyafetlerim, oturmam kalkmam, asiliğim. Bir türlü tam olamıyordum. Önceki işyerimde de sistemle ilgili sıkıntılarım vardı, o zaman daha toydum başka insanları suçluyordum. Sonraki işyerimde de problemler oldu. Burada da. Farkettim ki sisteme ayak uyduramıyorum birşeyler bozuk. Herkes dertli herkes konuşuyor ama kimsenin birşey yaptığı yok.  Ben yaparım diyip sistemi değiştirmeye kalktımh; hooop bir dur bakalım dedi büyükler. “Ya bu deveyi güdeceksin ya bu diyardan gideceksin” dediler. Belki de problem bendedir dedim. Bir gece yarısı dellendim ta 7 ay sonrasına bileti aldım, hem mevsimden, hem de para yok ancak biriktiririm diye.

Yalnız Seyahat

 

Yalnız seyahat ederken sıkılmıyor musun ya da korkmuyor musun diye çok fazla soru ile karşılaşıyorum. Güvenlik kısmından zaten bahsetmiştim sadece yalnızlık kısmına değineceğim. Hayır sıkılmıyorum. Kendimle başbaşa olmak beni yormuyor. Ha sanmayın ki sürekli yalnızım. Yok öyle birşey. Gün geliyor yanıma aynı yolda ilerleyen bir kişi ekleniyor, gün geliyor yerel halk ile birlikte düğüne gidiyorum. Yalnız değilim yani. Zaten yalnız kalmak benim mayamda yok. Nasıl oluyor anlamıyorum bir bakıyorum etrafım insan dolu. Ama yalnız seyahat etmek kolay. Kafa rahat bir kere. Canın sıkıldı mı bas git. Yok efendim daha kalcaktık ama daha geleli 2 gün oldu diyen kimse yok. Canım isteyince kalabalığın içindeyim, canım isteyince tek başıma takılıyorum. Tasasızlık güzel şey..

Dönünce ne olacak?

 

Ben de bilmiyorum ne olacak. Kafamda var birşeyler ama hepsi ütopik. Olur olmaz bilmem. Bir  bakmışsın yine basıp bir yerlere gitmişim bir bakmışsın seninle aynı iş yerinde çalışıyorum. Hayat bu ne getireceği bilinmez. Bunları şimdiden kafama takacak olsam yola çıkmazdım zaten. Dedim ya tasasızlık güzel şey…

Bilinmeyen Rota blogunun sahibi, gezgin Tuğçe Makarnacı hakkında daha fazla yazı okumak için tıklayın.

BİR CEVAP BIRAK

Please enter your comment!
Please enter your name here